T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

Akyazı Müftülüğü

16.11.2016

Akyazı Müftülüğü

Tarihçe

Bitinya dönemi

Akyazı'yı da içine alan Sakarya Bölgesi, üzerinde yaşayan topluluklara bağlı olarak sırayla Misya ve Bitanya adlarını aldı. Bu adlardan en uzun ömürlüsü MÖ 9. yüzyıldan MS N. yüzyıla kadar varlığını koruyabilen Bitinya idi. Bitinler, Bedrikler ve Moriondinler'in kaynaşmasından meydana gelmiş bir toplumdur. Tarihçi Heredotes, Bitinlerin Trakyalı olduğunu ileri sürer. Bitinya, Lidya kralı Krosos'un tümüyle eline geçmiş ise de MÖ 546'da Lidyalıları yenilgiye uğratan Pers Kralı II. Kiros, bu bölgeyi de topraklarına katmıştır.

MÖ 334-332'de Pers ordularını arka arkaya yenilgiye uğratan Makedonya kralı Büyük İskender, Bitinya topraklarına da egemen oldu. Bu bölge MÖ 282'ye kadar İskender'in komutanlarının eline kaldı.

Roma orduları MÖ 85'de Sakarya bölgesine girdi. Bitinya kralı IV. Nikonedes, Roma'nın bir uydusu durumuna düştü. Sakarya bölgesi daha sonra Roma'nın Bitinya Pontus eyaleti içinde yer aldı.

Roma Dönemi

Roma'nın ilk egemenliği döneminde Bitinya'nın Akyazı kesimi Balat krallıklarının elindeydi. Balat kralı Amintos'un M.Ö. 27'de ölümünden sonra bu bölge Roma'nın bir uydusu durumuna düştü.

Anadolu Selçuklular dönemi

Bu bölge Malazgirt Savaşı'ndan bir yıl sonra Artuk Bey tarafından Selçuklular'a kazandırıldı (1072). Fakat Alp Arslan'ın ölümü üzerine Artuk Bey geri çağırıldı. Bu yüzden Sakarya bölgesi tekrar Bizanslıların eline geçti. Fakat Kutalmış oğlu Süleyman Bey tarafından 1075'ten sonra tekrar ele geçirilmiştir.

IV. Haçlı seferinde (1204) Haçlılar İstanbul'da Latin İmparatorluğu kurdular, İznik'e kaçan Bizans İmparatoru III. Aleksios Angelos'un damadı Thedoros Laskaris burada imparatorluğu ilan etti. Thedoros Laskaris sonra İç Anadolu'da Çorum çevresinde öldü. Bu dönemde Sakarya ve yöresi İznik-Bizans imparatorluğu sınırlan içinde kaldı. 126l'de Latin İmparatorluğu yıkılınca, Sakarya yöresinde yönetim gevşedi. Bizanslı Valiler yarı bağımsız bir duruma geldiler.

Osmanlı dönemi

Akyazı'nın Osmanlı yönetimine geçmesi konusunda çeşitli rivayetler olsa da genel kanı Osman Bey ve Orhan Gazi döneminde Osmanlılara geçtiğidir. Osman Gâzi, 1300 yılından îtibâren, Bizanslılara karşı gazâ mücâdelelerine girişince, yanında Akakoca, Samsa Çavuş, Aykut Alp ve Gâzi Abdurrahmân gibi silah arkadaşları ile Konur Alp bulunuyordu. Orhan Bey ise, daha babasının sağlığında askerî idâreyi eline aldığından, Karadeniz’e doğru olan mıntıkanın zaptına Konur Alp’i gönderdi.

Konur Alp, Akyazı, Mudurnu ve sonradan kendi adı verilen Düzce taraflarındaki Konrapa’yı fethetti. Gâzi Abdurrahmân’la berâber Aydos’u aldı. Bursa’nın fethinde (1326) büyük kahramanlıklar gösterdi ve aynı yıl içinde vefât etti. Konur Alp’in vefâtından sonra, idâresindeki yerler birleştirilerek Şehzâde Murâd’ın emrine verildi.

Kanuni Sultan Süleyman'ın oğulları Selim ve Beyazıt zamanında başlayan taht kavgaları, Selim tarafını tutan kapıkulu ile Beyazıtın tutan tımarlı sipahiler arasında çıkan kanlı çatışmalar yöre halkı üzerine derin izler bırakmıştır. Yine bu bölgede çıkan suhte(softa) ayaklanmaları yüzünden Akyazı ve çevre halkı çok zarar görmüştür.

Milli Mücadele dönemi

Düzce Ayaklanması'nın başladığı günlerde verilen bir emirle Adapazarı yöresine çağrılan Çerkez Ethem, çeşitli işleri dolayısıyla ancak Mayıs ayı sonlarında bu emre uyabildi .Yüzbaşı Mesut Bey komutasındaki çeteler de O'na yardımcı olmak üzere ikramiye üzerinden Sapanca'nın batısına ilerleyerek isyancıları yandan sıkıştırdılar.

Çerkez Ethem güçleri 23 Mayıs 1920 akşamı Sapanca ve Adapazarı'nı çatışmasız ele geçirdi. 24 Mayıs'ı Adapazarında geçiren Çerkez Ethem oradan Akyazı'ya geldi. Akyazı halkı Onu kurtarıcı gibi karşıladı. Çerkez Ethem Akyazı Kuvay-i Milliye düşmanı olarak gösterilen bir vatandaşı idam ettirdiği ve daha sonra Pazarköy'e geldiği burada 3 gün kalıp at ve silah temin ettiği akabinde katılmaları kabul ederek Hasan Bey köyüne geçtiği oradan Beynevit yolu ile Hendek ilçesine geçtiği o günleri yaşayan kimselerin verdiği bilgilerden anlaşılmaktadır.

İdari yapısı

Yapılan araştırmalara göre 1535'te Akyazı ve Adapazarı nahiyeleri Sapanca kazasına bağlı idi. Fakat 1546 da Adapazarı, Akyazı nahiyesine bağlıydı. Akyazı nahiyesi de Sapanca kazasına bağlı idi. Sakarya yöresi, Osmanlı Devleti'nin Klasik Dönem ve 1831 Osman nüfus sayımında Cezayir-i Bahr-i Sefid Eyaletine bağlı Kocaeli Livası içinde yer almaktaydı. 1846 devlet salnamesinde Kocaeli Livasının bu dönemde Kastamonu eyaletine bağlı okluğunu kaydetmektedir. 1867 Vilayet nizamnamesinde Kocaeli Sancağı'nın Hüdavendigar (Bursa) vilayetine bağlanmıştır (1878).

1899 Devlet salnamesine göre ise, Kocaeli bağımsız sancağına bağlı Adapazarı'nın nahiyeleri şunlardır: Sapanca, Akyazı, Hendek, Adapazarı. 1892 ile 1899'daki idari bölüm yerini 1916 ve 1920 yıllarında da korudu.

Akyazı, 1944 yılında çıkarılan bir kanunla Kocaeli vilayetine bağlı bir kaza oldu. 1954'te Sakarya'nın vilayet olması sebebiyle de Sakarya'ya bağlandı.ayrıca turizmi de gelişmiştir. Kuzuluk kaplıca evleri ile önemli gelir sağlanmaktadır.Ayrıca en önemli gelir kaynakları ise fındık, mısır, pancar, tavukçuluk, orman ürünleri; ile ilgili en önemli gelir kaynağı olmuştur.ayrıca 10 mahalleden oluşmaktadır, buraya bağlı 4 belde 55 köy bulunmaktadır, Akyazı ulaşım yönünden en şanslı ilçelerden biridir.